bilgi | Emo, Punk, Rock Resimleri, Emo Girls, Emo Resimleri
Emo, Punk, Rock Resimleri, Emo Girls, Emo Resimleri
Emo style, Emo stil, Emo Resimleri, Emo Görünümü, Punk Resimler, Rock resimleri, Emo , Emoresimleri , Emo Avatarları - Punk , Punk Resimleri , Punk Avatarları - Rock , Rock Resimleri , Rock Avatarları
Anasayfa
   

Haz 08

Gothic deyince akla bir değil birden fazla kavram geliyor, şimdi gothic iskandinavdır, hayır hayır amerikandır, siyah saçla gothic olunur, gothic olmak için şatoda oturmak lazım falan gibi çıkarımlar biraz havada kalıyor.

Gothic, sanatsal-kültürel açıdan bakacak olursak ortaçaÄŸda romanesk dönemi takiben ortaya çıkmış bir akımdır, alası da fransa’dadır, iskandinavya’da deÄŸil, kaldı ki goth denen kelime iskandinavyada yaÅŸamakta olan o zamanlar ağırlıklı olarak danimarka kökenli nüfusu kapsamaz, tarihten vizigotları ve ostrogotları hatırlayalım. (roma imparatorluÄŸunun yıkılmasına sebep oldular hani kavimler göçü falan..) Gothic kelimesi barbar sanatı tanımlaması yapmak için kullanılmıştır. En büyük özelliÄŸi de kendini mimaride göstermesi ve sürekli katedral yapılmış olmasıdır. Notre dame, Chartres St. Denis Arles ve diÄŸerleri hem hepsi Fransa’dadır hem de hepsi meryem’e adanmıştır,pagan döneme, mistisizme göndermeleri olan, bir yandan ortaçaÄŸ baskısı yaÅŸanırken bir yandan okültizmin alıp başını yürüdüğü dönemler bunlar.

Gothic tarz bir çok sanat alanında kendini göstermiş bir tarzdır..

Bunları özetlersek:

Gothic mimari 12-16. yüzyıllar arasında avrupada kullanılan, sivri kemerler, kaburgalı kubbeler ve ayrıntılı süslemeleri ile hemen tanınan mimari akıma ve bu tarz mimariye benzeyen diğer mimari akımlara verilen isimdir.

Gothic resim deyince de bol bol yaldız kullanımı, ciddi suratlı meryem ve isa figürleri, dini hikayeleri bakanın gözüne soka soka anlatma anlayışıdır.

Gothic edebiyat özellikle 18. yy sonunda popüler olan, karanlık, grotesk ve doğaüstü olayları işleyen edebi türe zaman zaman verilen isimdir. En belli başlı örnekler Frankenstein, Dracula, Dr Jeykll Mr Hyde..

Gothic moda ise genelde her nedense özellikle teenage kızların, özellikle de ”The Crow” filmlerinden sonra daha da benimsediÄŸi bir moda. Ayrıca belitmeden geçemicem The Crow da gothic giyim akimini baslatmis olan bir film degil , o akimdan etkilenmis olan bir filmdir.Tercihen deri, siyah giysiler giyilir ve ceset gibi, vampir gibi bembeyaz makyaj yapılır. saçlar uzun, çeÅŸitli renklerde, tırnaklar da bir o kadar uzun ve renk renktir. kollarda boyunda boÅŸ yer kalmayana kadar takılar istenirse takılabilir, vaciptir. her gothic genç kızın gönlünde pumpkin king jack gibi bir sevgili sahibi olma hayalleri vardır. gothic komünity üyelerinin milli bayramı helloween, milli içecekleri red wine, baÅŸkentleri gotham city’dir…)

GOTHIC METAL

Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiÅŸ gibidir. 1990′ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.

Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleÅŸmiÅŸtir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic ÅŸarkısı olarak Paradise Lost’un gothic albümündeki aynı isimli “Gothic” gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost’un kendisine bile ilham kaynağı olmuÅŸtur.

Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.

1990′ların sonlarına doÄŸru gelirken ortaya daha yumuÅŸak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering,Within Temptation,Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziÄŸe elektronik sesler veya klasik rock müziÄŸini ekleyerek daha geniÅŸ kitlelere yayılma amacı güttüler.

Genel olarak Gothic Metal’in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmiÅŸtir; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boÅŸluk ve ölüm.

Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa’da özellikle de Norveç’te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.

Avrupa`da Gothic Metalin Kısa Tarihi

Paradise Lost 1991′de “Gothic” albümünü çıkardığında, kimse bu ikinci albümlerinin bizleri yepyeni bir türle ‘Gothic Metal’le tanıştıracağını bilmiyordu. Bu albümde “Paradise Lost”, doom ve death metallerden elementler kullanıp bunlara Nick Holmes’un erkeksi ve Sarah Marrion’un duru seslerini eklemiÅŸti. İngiltere’ye kalsaydı kadın vokaller fazla ilgi görmediÄŸinden bu hikaye burada biterdi elbet. My Dying Bride ve Anathema kadın vokalsiz bu iÅŸi sürdürenlerin başını çektiler. (Arada Sarah diye birini kullandıysalar da ÅŸu anda kimse nerede olduÄŸunu bilmemekte bu kiÅŸinin..)

Avrupa`nın diÄŸer ülkelerinde durum farklıydı tabii ki. 1992′de Hollandalı grup “The Gathering” Bart Smits`in kükrediÄŸi ve Marike Groot`un ÅŸakıdığı ilk albümleri “Always…”i yayınladı. 1995`teki üçüncü albümleri “Mandylion”la bir devrim gerçekleÅŸtirdiler: Bart kovuldu ve “Anneke Van Giersvergen” tahtı ele geçirdi.

Aynı yıl, “Theatre of Tragedy” adlı grup Norveçte ilk albümlerini yayınladı. Albümde “Raymond I Rohonyi” ve “Liv Kristine Espenaes” yine yumuÅŸak kadın ve sert erkek vokali örneklemelerine katkıda bulundular. “Velvet Darkness They Fear” ; grubun 1996 çıkışlı albümü; 1994`te yayınlanan “The Third And The Mortal” demosu “Sorrow” ile birlikte Norveç açısından satır başı sayılırlar. Bu çalışmalarda geleneksel müziklebirleÅŸen sert gitar rifleri hem grupların hem de grupların ürettikleri müzik olan “gothic metal”in daha geniÅŸ kitlelere yayılmasını saÄŸlamanın yanısıra
ülkeyi de oldukça etkiledi. Netekim Norveçli grupların çoÄŸu röportajlarında “Paradise Lost”un adını ansalarda çoÄŸu hem kendileri gibi Norveçli hem de gizemli vokal “Kari Rueslatten” ve grubu “The Third And The Mortal”a da çok ÅŸey borçludurlar. Female vokalli, dark metal yapan gruplarNorveçte yükseliÅŸe geçerler. İçlerinden biri etkileyici vokalisti yada baÅŸka bir deyiÅŸle “Attractive Frontwoman” “Vibeke Stene” ile biraz daha yükselir, “Tristania”. Takip eden gruplar “Sins Of Thy Beloved”, “Madder Mortem”, “Sirenia” oldular. Norveç hala “Paradise Lost”un kadın ve erkek
vokalleri karıştırma geleneÄŸini takip ediyor fakat bu genellemeye “Madder Mortem” ve “Trail of Tears” katılmamakta. “Trail of Tears” çok sevgilibayan vokali gruptan atıp “Green Carnation”dan “Kjetill Nordhus”u getirdiler.

Hollanda cephesinde 1997`de ilk albümleriyle “Within Temptation” göze batan gruplardandır. Vokalist “Sharon den Adel” baÅŸlarda onların da Paradise Lost`tan etkilendiÄŸini itiraf ediyor. “After Forever”, “Autumn” ve “Epica”nın ise aynı yıl “Angels Fall First” albümünü çıkaran “Nightwish”ten etkilendiÄŸini düşündüğünü söylüyor. Finlandiyalı grup Nightwish sırasıyla “Oceanborn” (1999), Wishmaster (2000), “Century Child” (2002) ve “Once” (2004) albümleriyle
kendine hatırı sayılır bir kitle oluÅŸturdu. “Within Temtation” ise 2000 tarihli “Mother Earth” albümünün getirdiÄŸi baÅŸarının molasını 2004`ün sonuna kadar sürdürürken, peÅŸinden pek çok grubu sürüklemeye baÅŸlayan Nightwish Avrupa`yı fethetmeye kafasına koymuÅŸtu.

Tamamı Hollanda kökenli olan “After Forever” 2000, “Autumn” 2001, “Epica” ise 2003`te kuruldular. Fakat kurulur kurulmaz “Epica” kendilerine hiçte hoÅŸ olmayan “Replica” daha bir TürkçeleÅŸtirmek gerekirse “KOPYA” nickname`ini aldı.

Peki Avrupa`nın geri kalanı? Fransada “Penumbra”, Hırvatistanda “Ashes You Leave”, İtalyada ise “Lacuna Coil” Avrupada adını sıkça duyuran diÄŸer gruplardandır.
Almanyada “Gothic metal” popüler bir tür olmasına raÄŸmen, ülke “Flowing Tears” dışında adı duyulmuÅŸ baÅŸka gruba evsahibi olmamıştır. Lüksemburgda “Erben der Schopfung” (Daha sonra grubun adını insancıl davranıp “Elis” olarak deÄŸiÅŸtirdiler), Avusturyada ise Nightwish`in birebir kopyası “Edenbridge” boy göstermiÅŸtir.

Etiketler : , ,

Devamını Oku     Yorum Yok
 

Haz 08

mimaride ilk cikis yeri fransa’dir ve oradan butun hristiyan avrupasina yayilmistir. gerci her ulke bu mimari akim uzerinde kendi kulturune gore degisiklikler yapmis ve gotik mimari, gothic flamboyant adi verilen hepten abartili doneminde altin cagini yasadiktan sonra orijinalliginden uzaklasarak klasik donemde popularitesini kaybetmis, ronesansla birlikte ortadan kalkmistir. ispanya, araplardan arakladigi mimariyle birlestirerek mudejar adi verilen bir tarz gelistirmis, ingiltere bol sutunlu dikey bir uslup kullanmistir. avrupa’nin sanat merkezi olarak gorulen italya’daysa gotik mimari pek iplenmemistir.

zaten gotik mimariyi begenmeyip kullanmayan italyanlar, gotige en az bizim huseyin kadar kizar ve kucuk gorurler. huseyin’den farkli olarak onlara gore gotik, barbarlik anlamina gelir ve barbarlarin yaptigi karanlik, grotesk eserlerin sahip oldugu stildir. aslinda onlar da pek haksiz sayilmazlar, cunku gotik roma imparatorlugu’nu ikiye ayiran, avrupa’yi alt ust eden ve ilk cagi kapatip orta cagi baslatan kavimler gocuyle birlikte ortaya cikmistir. hos, turklere barbar diyen avrupa’nin etnik kokenini de kavimler gocu olusturmustur. ve turklerin gotik sanat akimiyla hicbir ilgisinin olmadigi da bugun bilinmektedir. zaten ben de gotik katedralde oturup buyu yapan turk samani duymadim bugune kadar.

avrupalilar tarafindan diger sanat akimlariyla karistirilmaya basladiktan sonra bikilan gotik mimariyle bina dikme meraki, kuzey avrupa’da 16. yuzyilin ortalarina kadar surmustur.

gotik sanatinin mimarlari, agirligin itme kuvvetini ve yonunu tespit ederek, baskiyi kemerlere ve fil ayaklarina aktarirlardi. boylece yapinin tamami, dengeye faydali olan estetik elemanlara baglaniyordu. agirligin ayaklara aktarilmasiyla rahatlayan duvarlara da cesitli vitray suslemeler yapilirdi. zaten gotik yapilarin en onemli karakteristik ozellikleri de cephelerindeki cam ve vitray suslemelerdir. gotik bir binanin onunde durup asagidan yukari soyle bir baktiginizda binanin yukselip gidecekmis gibi durdugunu gorursunuz.

sivri ve karanlik adam isidir gotik mimari. dikkat ederseniz, onu doneminin diger usluplarindan ayiran en onemli ozellik sivri hatlara sahip olmasidir. yuvarlak kemerler, yumusak hatlar yerine, sivri ve birbirini kesen dik kemerler, capraz tonozlar, yelpaze tonozlar, fil ayaklari kullanilmistir. detaylara en cok onem veren mimari usluplardan biridir. karanlik, kasvetli ve huzunlu atmosferine ragmen cok ince islemeler, goge dogru yukselen devasa kulelerin bile her yaninda bulunan detay calismalari gotik mimarinin kendine has ihtisamini on plana cikarir. en cok da dini yapilarda kullanilmistir gotik mimari. kendi tarzindan dolayi binalara ucuyormus hissi verir; bol sayida renkli pencereler, gulbezekler, vitraylar, catilardaki ok seklinde sivri cikintilar gotik mimarinin kullanildigi dini yapilarda yucelik hissini uyandirmakta basarili olmustur.

gotik mimarinin en onemli eseri katedrallerdir. zaten ortaya ciktigi 12. yy ve tavan yaptigi 13. yy’da hristiyanligin gaziyla cosan avrupa, isi gucu birakip kendini kilise ve katedral insaa etmeye vermistir. eh donemin moda sanati da gotik olunca, ortaya cikan eserlerin cogu bu tarzda yapilmistir.

bugun, gotik mimarinin en buyuk yasayan eserleri olarak paris’teki notre dame katedrali, strasbourg’daki strasbourg katedrali ve milano’daki milano katedrali ornek gosterilebilir.

Gothic muzik

gotigin muzikte kullanimi, gotik mimarinin sagladigi genis meydanlarin ve yuksek tavanlarin akustigini kesfeden kiliseler tarafindan baslatilmis ve kiliselerde korolarin olusturulmasina, hristiyanligin orijinalliginden hepten uzaklasmasina neden olmustur. kiliselerde dini amacla kullanilan bu sistem, daha sonralari muzik dunyasina da sicramistir. ve kilise muzigi olarak ortaya cikan gotik muzik, bir sanat akimi olma yolunda evrimine baslamistir. bu konuda ilk orneklere bakacak olursak, notre dame okulu’nun en buyuk iki bestecisi olan leonin’i ve ardindan perotin’i goruruz. (bu sahsiyetler erken polifonik besteci olarak anilirlar, ama biz bugun mozart ve beethoven’i cep telefonu melodilerinden tanidigimiz gibi, polifonik besteci sozcugunu de cep telefonuyla ozdeslestirebiliriz.) perotin’in viderunt omnes adli eseri, bugun bile noel ve yilbasi ayinlerinde soylenmektedir ve ilk gotik eserlerden biri olarak kabul edilmektedir. (o zamanlar turkcell olsaydi hemen reklam verirdi buraya: pviderunt yaz 3343′e gonder, cennete git)

gotik, kiliselerde once cok seslilige, sonra organum ve ardindan kanon gibi yontemlerin ortaya cikmasina neden olduktan sonra kiliseden cikip halk arasina karisarak evrimine devam etmis ve bugun punk, metal gibi bircok muzik turunde de kullanilir olmustur.

gunumuzde gotik muzik, genellikle kuzey avrupa kokenli metal muzik gruplari icin kullanilsa da, ilk olarak ingiltereli post punk grubu olan joy division’i tanimlamak icin kullanilmistir. 1977 yilinda warsaw adiyla kurulan ve cikardiklari iki albumden sonra solist ian curtis’in olmesiyle dagilan grup, gotik mimarinin ustalikla canlandirildigi karanlik, soguk ortamlarda sarki soylerdi.

bugun ise, kuzey avrupali metal muzik gruplarinin sikca kullandigi, bazen dark metal, black metal, hatta power metalle de karistirilabilen bir muzik akimi haline gelmistir. 1990′larin basinda ortaya cikmaya baslayan bu akim, doom ve black metalden evrimleserek ortaya cikmistir. gothic metalin temsilcileri, doom metalin agir rifflerini ve death metalin brutal vokalini karistirip, kilise orglari, kemanlar, yan flutler, klavyeler gibi ekstra enstrumanlar da ekleyerek ve en onemlisi, genelligi soprano olan bayan solistler de kullanarak bu akimi ortaya cikarmislardir. ayrica beauty and the beast seklinde isimlendirdikleri, guzel sesli bir bayan vokal ve brutal vokalin ayni anda soyledigi bir tarz kullanirlar. klavyelere dikilen mumlar, karanlik sahne ve giyilen kiyafetler, izleyicinin de kendini bu atmosfere kaptirmasini saglar. sarkilarinin ana temalari genellikle birbirine benzer: din, cennet ve cehennem, romantizm, korku, depresyon, cesaret, bunalim ve olum gibi konular sikca kullanilir. bunlarin disinda, eski efsaneler ve mitolojilerden de bahsettikleri de gorulur.

bu gruplara ornek olarak; the sins of thy beloved, theatre of tragedy, tristania, sirenia, the gathering, within temptation, vampiria, trail of tears, erkek vokalli olarak my dying bride, power metal etkilerinin de cok yuksek oldugu nightwish, epica, after forever, evanescence ve soprano kullanmayan bayan vokalli arcana, lacuna coil, lacrimas profundere ve sacrimosa ornek gosterilebilir. turkiye’den de bir ornek olarak almora’yi verebiliriz.

cradle of filth ve turevleri gibi siyahlar giyip satanist ayinlerine benzer isler yapan gruplari gotik olarak adlandirmak ise koyu renk makyaj yapip ve siyah/mor renkten oteye gitmeyen kiyafetler giyerek “ben de gotik oldum” demek kadar anlamsizdir. gotik, satanizmle asla bagdasmayan bir tarzdir. metal dinleyenlere satanist diyenler dikkat etsin buna. satanizm bambaska bir olay, satanistlerin lucifer diyerek taptiklari seytan gotik kulturde de dislanmistir, nasil bagdassin?

Gothic resim

gotigin resimde kullaniminin kiminle ve nerede basladigi hakkinda tam olarak bilgim olmadigi icin detaya giremiyorum, ancak cok suslu, yaldizli ve cogunlugu dini temali resimler yapmakta sikca kullanilmistir.

GotHic heykel

heykelde gotik pek basarili sayilmaz. mimaride bu kadar basarili olmalarina ragmen heykelde tekduzelikten kurtulamamislar, keskin kenarli suslemeler ve binalar uzerindeki kabartma heykellerden oteye gitmemislerdir. cesitli yerlerde bulunan gargoyle veya ejderha heykelleri bazilari tarafindan gotik tarzin eseri olarak dusunulse de gotik degildir.

GotHic edebiyat

gotik, bireyin kendi ic korkularini, saplantilarini sonuna kadar kurcalayan bir korku tarzi olarak edebiyatta da kendini gostermistir. korku ve fantastik edebiyat uzerinde gotigin buyuk etkileri vardir. gotik edebiyat, dehsetli, korkulu, akil disi hikayelerin yazildigi, cok detayli tasvirlerin kullanildigi, okuyucu icin surukleyici ve merak uyandirici bir edebi akimdir. bu tarzin romanlarinda, tipki diger gotik turlerinde oldugu gibi ortacag ortamlari ve karanliklar hukum surer. konularda genellikle, modern insanin kabul etmedigi varliklar bulunur. batil inanclar, hayaletler, buyuler, belirsiz ve guvensiz ortamlar… kahramanlar ise eskiyalar, sovalyeler, kesisler gibi o donemin insanlaridir.

ve sahneler asla modern sehirlerden secilmez. hikaye o donemin sehirlerinde gecse de, olaylarin vuku buldugu yerler genellikle karanlik ormanlar, issiz manastirlar, karanlik ve bos satolar, yolu izi olmayan mekanlardir. ic sahnelerde yuksek duvarlar, karanliklar, ucsuz bucaksiz galeri ve labirentler, beyaz ve mavi ay isigi kullanilir. ay isigi dev vitraylardan iceri vurarak golgeleri oynatsa veya kahraman nadiren bir somineye, mesaleye denk gelse bile, sonu gelmeyen karanliklara bunlarla care bulamaz.

aslinda gotik edebiyat, modern romanciliga, bilimsellige bir karsi cikis olarak da kabul edilebilir. her seyin somut olmasina karsilik olarak mistisizmi, metafizigi ve hayal gucunu ifade eden, sanati fanteziden koparmayan bir edebiyat turudur.

gunumuzde otoriteler dahi zaman zaman gotik edebiyati fantastik edebiyatla karistirsa da, edgar alan poe, h.p. lovecraft gibi isimler gotik edebiyatin en buyuk ustalaridir ve baska yerde siniflandirilamazlar.

gothic hatun

gotikte, gotik hatun diye bir tarz, ifade yoktur. gotik genis bir tarz oldugu icin elbette bir giyim ve makyaj seklini de icinde barindirir. ancak gotik hakkinda tanidigi tek insan amy lee olan gunumuz genc kizlari, koyu renk makyajlar ve siyah kiyafetlerle ona benzemeye calisip kendi capinda bir akima kapilinca, ayni gencligin erkek versiyonlari da mp3 calarlarinda p2p’ler araciligiyla internetten indirdikleri 3-5 sarkiyi dinleyip headbang yaparak bu kizlari gothic hatun diye nitelendirmis ve peslerinden kosmaya baslamislardir. yakindan taniyip incelerseniz, bara gitmedikleri geceler evlerinde pofuduk terliklerini giyip pembe pijamalariyla binbir gece izledigini gorursunuz bu hanim kizlarimizin. yaz gunu giydikleri postallar ve deri paltolarini cikaran genc erkeklerimiz de fb-gs macini o hic sevmedikleri “siradan” insanlarin kapildigi heyecanla izlerler evlerinde.

burada bir mesaj vermek istiyorum bazilarina: gotik kulturun kiyafet ve makyajlarini bugun kismen temsil eden kuzey avrupa kizlarinin uzun kollu siyah kiyafetler ve deri cizmeler giymesinin nedeni bulunduklari cografyanin dondurucu sogugudur gencler. siz bu kiyafeti 40 derece sicagin altinda istiklal caddesinde giyerseniz -uzgunum ama- seksi olmazsiniz. o makyaj akar, o elbise sikar, o ayakkabi vurur, ayrica her ne kadar zorlasaniz da metabolizma olarak insan kalmaya devam ettiginiz icin terlersiniz ve bunu hicbir deodorant bastiramaz. marjinal oldugunuzla kalirsiniz.

“ben asiyim, marjinalim, depresifim, metalciyim” diyerek saclari koyu siyaha boyatmak, her tarafi deldirip hizma, piercing taktirmak, pudra zoruyla bembeyaz olmak ve yaz kis bot giymek gotiklik degildir.

gercekten gotik hatun olmak isteyenlere birkac ipucu vermek isterim:

oncelikle bu isi bir stil olarak degil, dusunce tarzi olarak alin. gotik kadin vahsi olacak diye bir kaide olmadigi gibi, gotikler siyah giyecek diye bir kaide de yoktur; bordo, mor, kirmizi, yesil gibi renkler kullanmaniza kimse kizmaz. vamp olmak ve yarasaya donmek arasindaki farki bilin. gotik akim, koyu karanligin verdigi o karamsar ozgurlugu temsil eder. “cok asabiyim, bunalim takiliyorum, metalciyim roarh” demek yerine kiyafetlerinizde kullandiginiz o koyu renklerin asaletini ve guzelligini tasiyin. koyu kirmizi dudaklar, siyah goz kalemleri ve bembeyaz ten olmayinca da gotik olabilirsiniz. amy lee’den baska ornekler bulun kendinize. simone simons, tarja turunen, vibeke stene, cristina scabbia gibi. onlar da gothic ama siyahi kendilerine ne kadar yakistirdiklarini; gerektiginde ne kadar seksi, ne kadar guzel ve gerektiginde ne kadar huzunlu hatta ne kadar asi durabildiklerine dikkat edin. gotik gorunmek icin cabalamayin. icinizde yoksa taklitten oteye gidemezsiniz.

ekteki gothichatun1.jpg adli resim size gore gotik sayilmaz belki ama, aslinda bir gotik kiyafet ve makyajin uyumunu tam olarak yakalamis kendisi. diger iki fotografta da iki farkli versiyon gorebilirsiniz.

gotik olmak kotu degil, gotik metal dinlemek de oyle. kotu olan, bunu yanlis yorumlayarak yanlis algilanmasina neden olmak.

mesaj alindiysa sonuca gelelim. gotik, sanatin her dalinda kendini gosteren, karanlik, kasvetli, korku verici ve ayni zamanda satafatli bir sanat akimidir. yasamayi bilene…

Etiketler : , ,

Devamını Oku     Yorum Yok
 

Haz 08

Ortaçağda abartılı süslemeleri ve göğe yükselen zirveleriyle mimari tarzda karşımıza çıkan gothic tarz günümüz insanına nedendir bilinmez ilk satanizmi çağrıştırıyor.bunda ben gothiğim diye siyahlara bürünüp bütün o görkemi yıkan gençliğin payının büyüklüğü tartışılırken biz rönesansa kadar süren bu akımın temsili örneklerine bakalım.

Avrupa nın dört bir yanına hızlı bir şekilde yayılan eserler insanlığı içine girince aşşağılayan,küçüklüğünü hatırlatan,kasvetli,alabildiğine yüksek ve dört bir yanını acı yüklü heykellerle kaplamış katedrallerden oluşuyor.sivri kemerleri ve ayrıntılı süslemeleriyle dışarıdan insanda büyük bir etki bırakan bu yapıların başında fransızlar ın notre dame ı geliyor.bu katedral öyle bir çelişkidedir ki içinde hem simetriyi hem de asimetriyi barındıran ilginç bir tasvirle donatılmıştır.

Vitraylarıyla büyüleyici bir etki bırakan ve insana ben neden bu kadar küçüğüm ki sorusunu defalarca tekrarlatan bu katedral çevresinde ve diğer ülkelerde de birçok inşayı beraberinde getirir.ingiltere ye baktığımzda lincoln katedrali de yine aynı şekilde kendini yukarılara çeken kubbeleriyle gothic mimariye örnektir.gothic mimarı tohumlarını sanata da ekmiştir ve karşımıza poe betimlemeleriyle dökülmüştür.poe yu takiben sanırım lovecraft ı sunabiliriz.ve en son olarak karşımıza şimdinin gothic müziği çıkıyor.metalin bir kolu olarak görülen gothic i sürdürenlerin listesi pek de kalabalık değil aslında;the sisters of mercy,the mission ve belki de flowing tears göze çarpanlar..

Türkiye ye dönüp baktığımızda tabi ki müzikal anlamda herhangi bir grupla karşılaşmyoruz ama tip potansiyelimiz epey kabarık.Ayrıntının belini kırmış o mimari eserlerden sonra gothiğin barbarlıkla eş tutulması pek de yadsınmasa gerek.

Gothik siyahtır.Gothic siyah üstüne kırmızıdır,kandır,uzun saçlar ve ondan geri kalmayan uzun tırnaklardır,michael jackson la yarışmaya girecek beyazlıkta pudralanmış yüzler,vücutta hiç boş yer bırakmayacak bollukta olan takılardır vesaire vesaire..

Gothiği ayaklar altına aldığımız şu rezaleti birisi çıksın da durdursun yoksa etraf tabuttan fırlamış zavallı yaratıklarla dolacak..

Etiketler : , ,

Devamını Oku     Yorum Yok
 

Haz 08

-İnsan Anatomisi ve Piercing
–Piercing Tarihi
–Piercing Bölgeleri
–Kanama ve Tramvada Piercing Sorunları
–Uygulama
–Çıkabilecek Problemler
–İyileÅŸme Süreleri
–Bakım

İNSAN ANATOMİSİ VE PİERCİNG

Bir yetişkinin bedenini kaplayan deri 3 metrekareden biraz fazladır ve ağırlığı tüm vücut ağırlığının %15 i kadardır. 1 cm kare deride milyonlarca hücre ve binlerce sinir ucu vardır. Ortalama deri kalınlığı yine yetişkin bir insanda 25 mm ye kadar olmakla beraber yer yer çok ince (örn. göz kapağı) yer yer de çok kalındır (el araları ve ayak tabanı)
-Bölge önce antiseptik solüsyon ile sterilize edilmelidir.
-Takılacak ürünün mm sine göre işaret kalemi ile deri işaretlenir,işaretli bölge pens ile kilitlenip cool spray ile soğutulup (uyuşturulup) delim gerçekleştirilir.
-Bölgeye takı taktıktan sonra antiseptik solüsyon ile temizlenir. Bu solüsyon ve krem uygulamasının ardından takı takılan bölge 24 saat su ile temas ettirilmemek kaydıyla antiseptik solüsyon ve antibiyotik pomad uygulanır.
-Günde bir kez bu tedavi uygulanır, tedavi minimum 6 hafta devam ettirilir.
PİERCİNG TARİHİ

The Lancet’de yayınlanan bir araÅŸtırmaya göre, piercing hemen hemen tüm kabilelerde yapıldı ve yapılıyor. Farklı amaçlarının yanı sıra acıya dayanma gücünü ölçmede bile kullanılıyor. Piercing çoÄŸu toplumda ergenlikten erkekliÄŸe geçiÅŸin tescili. Birçok kabilede piercing’le birlikte vücuda dövme, bileklikler, ağır bilezikler, zincirler, penise demir, taÅŸ, kamış halkalar uygulanıyor.

Mayalı soylular dillerini ve genital organlarını yine dini törenlerde kan akıtmak amacıyla deldiriyorlardı. Kuzey Amerikalı yerliler de göğüs piercing’lerinden asılarak dini törenlerde farklı bilinç düzeylerine ulaÅŸmak isterlerdi.Asya’da ÅŸamanlar dini törenlerde transa geçmenin göstergesi olarak yanak ve dillerine geçici piercing uyguluyor. Yine Sufiler, Hindistan, Sri Lanka ve Malezya’daki Hindular da aynı amaçla piercing’e baÅŸvuruyor.
Tarih boyunca piercing birçok farklı kültür tarafından uygulandı. Tarihte genel anlamda piercing aristokrasiyle özdeşleştirilir, üretkenlik ve cesareti çağrıştırırdı. Mısırlı firavunlar göbek deliklerine ritüel olarak piercing uygular, Romalı savaşçılar erkekliklerini göstermek için göğüslerine piercing yapardı. Maya kültüründe ise dil piercingi ruhani bir ritüeldi.
Tarihte uygulanan piercing ile günümüzde uygulanan arasındaki en büyük fark kişinin kendi seçimi olan dışavurumculuğudur. Daha toleranslı olan günümüz toplumunda insanlar, birçok nedene dayanarak piercing yaptırabilir ve bu nedenler belirli kurallara bağlı değildir. Ayrıca, yapılan piercing sarkmadığı sürece geçici olarak da görülebilir: piercingi çıkararak eski görünüme dönülebilir. Yine de bu uygulama iyice düşünülmeden ve sonuçları hakkında etraflı bilgi almadan yapılmaması gereken önemli bir karardır.

Etiketler : , ,

Devamını Oku     Yorum Yok
 

Haz 08

EMO Google

Kategori : Emo Nedir ?

rkada$Lar ßu Linkte emo googLe var[IMG]http://www.*********.com/images/smilies/biggrin.gif[/IMG]

http://www.emogoogle.com/

$aka maka değiL gerçek[IMG]http://www.*********.com/images/smilies/biggrin.gif[/IMG]

eğer anasayfanız googLe nokta com değiLde emogoogLe.com oLmasını istiyorsanız yapmanız gereken tek $ey araçLar-seçenekLer-konum boşLuğuna ßu Linki yazmak[IMG]http://www.*********.com/images/smilies/biggrin.gif[/IMG] ßiLmeyenLEr için söyLedim [IMG]http://www.*********.com/images/smilies/ag.gif[/IMG] koLay qeLsin

Etiketler : , ,

Devamını Oku     1 Yorum
 

Haz 08

Emo Rock

Kategori : Emo Nedir ?

Bu yazıyı okuyacakların bir kısmı, Incubus’u, Linkin Park ya da Limp Bizkit’i duyduklarında, “Tanrım, tekrar Marc Anthony’nin ÅŸefkatli kollarına dönmeliyim”, “Zibidi bunlar, kıyafetlerine filan bak, halbuki Britney sadece iç çamaşırını pantolununun üzerine giyiyor…” ya da sadece “Iyyyy” diyebilirler… Bir kısmınız ise boÅŸ zamanlarınızı punk ya da alternatif rock dinlemekle ve popçuları çekiÅŸtirip dalga geçmekle geçiriyor olabilirsiniz. Her durumda eÄŸer yeni fikirlere açıksanız, buradan sonrasını daha dikkatli okuyacaksınız sanırım… Çünkü ÅŸimdi “Emo Rock” nedir, onu öğreneceÄŸiz..

Bugünün modern Emo Rock’ının temsilcileri Incubus, Dashboard Confessional, Jimmy Eat World, New Found Glory, Hoobastank, yani MTV’de duyduÄŸumuz ve duyamadığımız grupları tanıyacak ve hangisi Emo Rock, hangisi punk, hangisi ne, öğreneceÄŸiz. Ayrıca, geçmiÅŸten bugüne, türün nasıl deÄŸiÅŸtiÄŸini de göreceÄŸiz.

Hardcore Punk’ın bir uzantısı olarak baÅŸlayan ve günümüzde Alternatif Rock’ın önemli bir türü olan Emo Rock kısa zamanda, modern punkların ve indie rockerların yeni favorisi oldu, progressif gitar tonları, karmaşık ÅŸarkı yapıları, melodik ve dinamik gürültüsü ile hemen tanındı. Bir kısım ise pop’a daha yakın durdu.
Emo ÅŸarkı sözleri, oldukça kiÅŸisel, ÅŸiirsel ve biraz da itiraf havasında. DiÄŸer rock türlerinden biraz daha az maço. Her ne kadar “sen bunu külahıma anlat” dense de, reklam ve ticari kaygılara karşın, reklamı yapılan müziÄŸin gerçekten duyguları yansıtamayacağı görüşündeler. Bu yüzden aynı anda hem enerjik ve mücadeleci, hem de kiÅŸisel, özel ve aşırı duygusal olmayı baÅŸarabilen bir tarz. (Bakınız, Incubus - Drive.)

Etiketler : , ,

Devamını Oku     Yorum Yok